<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>21 Mayıs on Sezai Babakuş</title>
    <link>/tags/21-may%C4%B1s/</link>
    <description>Recent content in 21 Mayıs on Sezai Babakuş</description>
    <generator>Hugo -- gohugo.io</generator>
    <language>tr</language>
    <copyright>(c) sezaibabakus.net</copyright>
    <lastBuildDate>Sat, 16 May 2020 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
    <atom:link href="/tags/21-may%C4%B1s/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml" />
    <item>
      <title>21 Mayıs: Geçmişin Gerçekleri, Geleceğin Olasılıkları...</title>
      <link>/blog/21-mayis-gecmisin-gercekleri/</link>
      <pubDate>Sat, 16 May 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/21-mayis-gecmisin-gercekleri/</guid>
      <description>Geçmişin gerçekleri geleceğin olasılıklarını belirler. Geçmişi ne kadar iyi bilirseniz, ne kadar iyi anlar ve ne kadar doğru tanımlarsanız gelecek kurgunuzu da o kadar iyi ve doğru yaparsınız. Bu yüzden, 21 Mayıs’la simgelenen savaş ve sürgünle bütünleşik tarihin nasıl ve ne kadar bilindiği, nasıl algılandığı ve nasıl anlamlandırıldığı hayati derecede önem taşır.&#xA;Karadeniz’den Hazar Denizi’ne uzanan Kuzey Kafkasya coğrafyasının tümünü kapsamış, burada yaşayan halkların hemen tamamını içine almış uzun bir savaşın (savaşlar silsilesinin), ağır bir yenilginin ve etkisi kuşaklar boyu sürecek bir sürgünün tarihinden söz ediyoruz.</description>
    </item>
    <item>
      <title>2014: Kurgular ve Gerçekler...</title>
      <link>/blog/2014-kurgular-gercekler/</link>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2015 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/2014-kurgular-gercekler/</guid>
      <description>Kurgu boşa çıktı, Kafkasya ve Kafkas halkları 2014’ü kazasız-belasız atlattı. Kurgu tutsaydı, muhtemelen Kafkasya, şu günlerde, Batı ile Rusya arasında yaşanan yeni soğuk savaşın yegane sıcak hattı olacaktı. Neyse ki tutmadı…&#xA;Neydi kurgu? Sürgünün 150.yılıydı. Üstüne üstlük, Rusya, sürgünle özdeşik Soçi/Kbaada’da kış olimpiyatları düzenliyordu. Velhasılı 2014, Kafkas (ya da Çerkes) intifadası için biçilmiş yıldı. Durumdan vazife çıkaran Amerikalı (biraz da Avrupalı) sivil-askeri kurmaylar Tiflis karargahında toplanıp planlar hazırlamışlardı. Ne zaman? Gürcistan’ın G.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Sürüldük Ey Tarih, Unutma Bizi...</title>
      <link>/blog/surulduk-ey-tarih/</link>
      <pubDate>Tue, 20 May 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/surulduk-ey-tarih/</guid>
      <description>Bizim trajik hikayemiz (ya da kaderimiz) imparatorluklar çağının sonlarına doğru yazıldı.&#xA;Her şey, Rusya İmparatorluğu’nun Karadeniz’den Kafkas Dağları’nın doruklarına, oradan da Hazar Denizi’nin kıyılarına uzanan coğrafyamıza göz koyuşuyla başladı.&#xA;Buralar epey zamandır Osmanlı İmparatorluğu’nun nüfuz alanıydı, elde tutulmalıydı. Buralar epey zamandır İngiltere İmparatorluğu’nun stratejik değer atfettiği coğrafyaydı, Rusya’ya kaptırılmamalıydı. Tek isteği kendi yurdunda özgür ve barış içinde yaşamak olan bizlerse, bu üç büyük gücün, bu üç büyük hesabın arasına sıkışıp kalmıştık.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Benim 21 Mayıs&#39;ım... </title>
      <link>/blog/benim-21mayisim/</link>
      <pubDate>Sat, 12 May 2012 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/benim-21mayisim/</guid>
      <description>Benim 21 Mayıs’ım geçmiş-bugün-gelecek yolculuğudur; kendimi keşfederim, ait olduğum toplumun geçmişine uzanırım, köklerime tutunurum ve buradan bir gelecek tasavvur ederim. 21 Mayıs bana der ki, sen Kafkasyalısın, sen Çerkessin, sen Abhazsın; sen acımasız bir savaşın kırdığı ve trajik bir sürgünün Anadolu’ya savurduğu bir halkın ferdisin; sen parçalanmış bir toplumun zerresisin, doğal yatağından saptırılmış bir nehrin damlası. Ve 21 Mayıs der ki bana, işte geçmişin bu, bugünün gerçekliğini de üstüne ekleyip bir gelecek inşaa et&amp;hellip;</description>
    </item>
    <item>
      <title>21 Mayıs: Unutmadık, Unutmayacağız</title>
      <link>/blog/21-mayis-unutmadik-unutmayacagiz/</link>
      <pubDate>Sat, 03 Sep 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/21-mayis-unutmadik-unutmayacagiz/</guid>
      <description>Trajik bir sürgünün çocukları olan bizler yaşadıklarımızı unutmadık. Unutmayacağız.&#xA;Anavatanımız Kafkasya bugün de uluslararası güç oyunlarının merkezi halinde; hala savaşlar ve sürgünler yaşıyoruz. Diyasporada asimilasyona karşı kimliğimizi korumakta zorluk çekiyoruz. Dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi her geçen gün biraz daha yitiriyoruz.&#xA;Diyasporadaki Çerkesler adına, dünyaya (tüm halklara, ülkelere ve uluslararası örgütlere) sesleniyoruz: Varlığımızı (dilimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi) korumamız için bize destek olun. Vubıhça gibi diğer Kafkas dillerinin de yok olmasına izin vermeyin.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Haziran&#39;ın Gelişi</title>
      <link>/blog/haziranin-gelisi/</link>
      <pubDate>Wed, 01 Jun 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/haziranin-gelisi/</guid>
      <description>Mayıs ayını karmaşık duygularla geride bıraktık. 21 Mayıs anmasının muhasebesini tamamlayamadan, kısa süre önce Türkiye’ye gelişiyle hepimizi onurlandıran Abhazya Devlet Başkanı Sergey Bagapş’ın ölüm haberiyle sarsıldık. Velhasılı mayıs, tarihi acımızın güncel acıyla katlandığı bir ay oldu. Evet, Mayıs hüzünlü, sıkıntılı, telaşlı, acılı bir aydı. Yanısıra, umudumuzu ve gururumuzu yükselten de bir ay oldu. Önümüzde sıcak bir Haziran var. Memleketin hal ve gidişinin sandıklanacağı bir ay&amp;hellip;&#xA;21 Mayıs&amp;hellip;&#xA;Nihayet bu kez İstanbul’da bir meydanı doldurduk.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Unutmadık, Kimliğimize Tutunduk</title>
      <link>/blog/unutmadik-kimligimize-tutunduk/</link>
      <pubDate>Fri, 28 May 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/unutmadik-kimligimize-tutunduk/</guid>
      <description>Bu yılki 21 Mayıs, öncesinde estirilen fırtınalara rağmen sürprizi olmayan etkinliklerle anıldı. Gürcistan’ın ‘Çerkes soykırımını tanıyacağı’ hayalini kuranlar, boş bir Amerikan rüyası peşinde olduklarını gördüler. Rusya düşmanlığına odaklı ‘milli şahlanış’ (!) bir başka bahara kaldı. Aylardır klavye başında hamaset gazlayanların pekçoğu gün geldiğinde ortalıkta gözükmedi. Yine ‘muvazzaf’ Çerkesler saf tuttu. Bir de, onların sesini duyabilen yeni nesil&amp;hellip;&#xA;21 Mayıs Cuma akşamı Beşiktaş’taki anmaya, 82 yaşındaki vefakar valide önde ailecek katıldık. Valide ortama uyup Abhazya bayrağını sallarken temkinle şakayı harmanlıyor, “şimdi de geriye sürmesinler bizi” diyor.</description>
    </item>
    <item>
      <title>21 Mayıs: Hayat Hatırlamaktır</title>
      <link>/blog/hayat-hatirlamaktir/</link>
      <pubDate>Tue, 18 May 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/hayat-hatirlamaktir/</guid>
      <description>21 Mayıs toplumsal unutkanlığa meydan okuma günüdür. İşaret fişeğidir. 21 Mayıs’a tutunarak geçmişimizi hatırlayabiliriz. Donan hafızamızı çözebiliriz. Kimliğimizi ve varlığımızı onurlandırabiliriz. Ve aynaya baktığımızda boş bir hüzün değil kendi yüzümüzü görürüz.&#xA;. . .&#xA;Alzheimer halk dilinde ‘unutma hastalığı’ olarak bilinir. Birçok semptomu olsa da en belirgini ve canalıcı olanı hafıza kaybıdır. Sinsi bir düşman gibi yavaşça sokulur, hafızayı kemirir, aklı yok eder. Evvel zamana dair herşey erişilmez olur. Geçen yıl, geçen ay, geçen hafta yok olur.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Kılıç, Uykuda Vurulur</title>
      <link>/blog/kilic-uykuda-vurulur/</link>
      <pubDate>Mon, 29 Mar 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/kilic-uykuda-vurulur/</guid>
      <description>Mayıs ayı, büyük kurgu (doğa) ile ters düştüğümüz aydır. Doğa için meydan okuyuştur, uyanıştır, direniştir, yenileniştir. Bizim için se yenilgidir, sürgündür, hazandır. Mayıs paradokstur. Doğanın çoşkusunu kıskanacak kadar acı saplar yüreğimize. Mayıs sendromdur. Hüzünlendirir, öfkelendirir, hırçınlaştırır. Yüreğimizi burkar, aklımızı karıştırır.&#xA;Bu kez erken çalmıştır kapımızı Mayıs sendromu. Yeni alametlerle. Bir ihanet ninnisi, bir gaflet uykusu gibi&amp;hellip;&#xA;Denizcilik bilgeliği der ki, ‘kılıç, uykuda vurulur’. Kılıç, avlanması en zor balıkmış. Tehlikeyi çabuk sezen güçlü algıları varmış.</description>
    </item>
    <item>
      <title>21 Mayıs&#39;ı Nasıl Anmalı</title>
      <link>/blog/21-mayis-i-nasil-anmali/</link>
      <pubDate>Thu, 25 Mar 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/21-mayis-i-nasil-anmali/</guid>
      <description>Değerli Dostlar,&#xA;İstanbul&amp;rsquo;daki 21 Mayıs anma programı ile ilgili olarak 24 Mart akşamı İstanbul Kafkas Kültür Derneği&amp;rsquo;nde yapılan hazırlık toplantısındaki değerlendirmeler ışığında, kişisel düşüncelerimi ve önerilerimi aşağıda dikkatinize sunuyorum; İÇERİK HAKKINDA Bu yılki 21 Mayıs anması, ABD ve Gürcistan&amp;rsquo;ın Rusya&amp;rsquo;yı siyaseten köşeye sıkıştırmak ve Kuzey Kafkas halklarını (Abhazlar ve Osetler dışındakileri) yanına çekmek için sürgünü siyasi araç olarak kullanma stratejisi nedeniyle ayrı bir önem ve hassasiyet kazanmıştır. ABD ve Gürcistan diyasporayı da kendi stratejisi doğrultusunda etkileme çabasındadır.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Düşlerimizi ve Şarkılarımızı Geri İstiyoruz</title>
      <link>/blog/duslerimizi-ve-sarkilarimizi-istiyoruz/</link>
      <pubDate>Sun, 03 Aug 2003 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/duslerimizi-ve-sarkilarimizi-istiyoruz/</guid>
      <description>Daha dün gibi hatırlarız; Kuzey Kafkasya’daki güzel yurtlarımızı ve rüzgâr kanatlı atlarımızı. Güzel şarkılarımızı ve sonsuz düşlerimizi. Özgürlüğümüzü hatırlarız. Ve tarih boyunca süregelen barbar istilaları, onurumuzu, savaşı, kıyımı ve yenilgiyi…&#xA;Daha dün gibi hatırlarız; Tuapse’den, Soçi’den, Suhum’dan lanetli gemilere bindirilişimizi&amp;hellip; Karadeniz’in hırçın sularında yol alışımızı ve umutsuz geriye bakışımızı&amp;hellip; Kucaklarımızda ölen çocuklarımızı ve denizin mavi karanlığına verdiğimiz sevdiklerimizi&amp;hellip;&#xA;Daha dün gibi hatırlarız; Osmanlı topraklarına varışımızı&amp;hellip; Sıtmadan, tifodan, koleradan ve açlıktan bir kez daha kırılışımızı… Anadolu’ya, Balkanlar’a ve Ortadoğu’ya savruluşumuzu&amp;hellip; Anadolu’nun, Balkanlar’ın ve Ortadoğu’nun kaderine ortak oluşumuzu…</description>
    </item>
    <item>
      <title>21 Mayıs, DÇP’nin Duruşu ve Yarınlar...</title>
      <link>/blog/21-mayis-dcp-nin-durusu/</link>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2003 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/21-mayis-dcp-nin-durusu/</guid>
      <description>Sevdiklerimizle kucaklaştık ve savaşa gittik&#xA;Toprağımızla kucaklaştık ve sürgüne gittik&#xA;Bu yıl sürgünü hatırlama bilincimiz, başka bir değişle kendimizi ve kimliğimizi tanıma/tanımlama isteğimiz daha yükseklerdeydi. Ankara&amp;rsquo;da, Samsun&amp;rsquo;da, Kefken&amp;rsquo;de, İstanbul&amp;rsquo;da ve Çerkeslerin olduğu diğer bölgelerde anma programları yapıldı. Daha etkin, daha yaygın katılımlar sağlandı. Daha çok konuşuldu. Daha çok tartışıldı. Söylenmiş sözlerin, yazılmış sözcüklerin, atılmış adımların ve kotarılmış etkinliklerin hepsi, 21 Mayıs&amp;rsquo;ı daha iyi anlamamız ve daha iyi anlatmamız için yardımcı oldu.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Sürgünde Yas, 2003</title>
      <link>/blog/surgunde-yas-2003/</link>
      <pubDate>Thu, 22 May 2003 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/surgunde-yas-2003/</guid>
      <description>Çerkes Sürgünü’nü ve sürgün yollarında kaybettiklerimizi anıyoruz. 25 Mayıs Pazar günü Saat 20:00’de İstanbul/Üsküdar’da Kız Kulesi’nin karşısında denize çiçek bırakacağız ve yas yutacağız.&#xA;BASIN AÇIKLAMASI&#xA;Çerkesler (Adiğe, Abhaz ve Ubıh’lar), 21 Mayıs 1864’de sona eren Rus-Kafkas Savaşı ile birlikte insanlık tarihinin en trajik sürgünlerinden birini yaşadı. Çerkes nüfusunun yüzde 70’i yurtlarından edildi. Onbinlercesi sürgün yollarında can verdi. Sağ kalanlar, dönemin Osmanlı topraklarına dağıtıldı.&#xA;“sevdiklerimizle kucaklaştık ve savaşa gittik&amp;hellip;”&#xA;1700’lerin sonunda Rusya İmparatorluğu’nun Kuzey Kafkasya’yı istila girişimi ile başlayan Rus-Kafkas Savaşı onyıllarca sürdü.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Sürgünde Yas, 2002</title>
      <link>/blog/surgunde-yas-2002/</link>
      <pubDate>Sat, 18 May 2002 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/surgunde-yas-2002/</guid>
      <description>güzel yurtlarımız vardı&amp;hellip; Ve rüzgar kanatlı atlarımız&#xA;güzel şarkılarımız vardı&amp;hellip; Ve sonsuz düşlerimiz&amp;hellip;&#xA;Daha dün gibi hatırlarız; Tuapse’den, Soçi’den, Suhum’dan lanetli gemilere bindirilişimizi&amp;hellip; Karadeniz’in hırçın sularında yol alışımızı ve umutsuz geriye bakışımızı&amp;hellip; Kucaklarımızda ölen çocuklarımızı ve denizin mavi karanlığına verdiğimiz sevdiklerimizi&amp;hellip;&#xA;Daha dün gibi hatırlarız; Osmanlı topraklarına varışımızı&amp;hellip; Sıtmadan, tifodan ve açlıktan bir kez daha kırılışımızı… Ve Anadolu’ya ve Balkanlar’a ve Ortadoğu’ya savruluşumuzu&amp;hellip;&#xA;Onyıllar süren bir savaşın sürgündeki çocuklarıyız&#xA;Bu deniz, bu toprak ve bu gökyüzü tanığımızdır</description>
    </item>
    <item>
      <title>Sürgünde Yas, 2001</title>
      <link>/blog/surgunde-yas-2001/</link>
      <pubDate>Fri, 18 May 2001 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/surgunde-yas-2001/</guid>
      <description>güzel yurtlarımız vardı ve rüzgar kanatlı atlarımız&#xA;güzel şarkılarımız vardı ve sonsuz düşlerimiz&amp;hellip;&#xA;sürgünde yas&#xA;1864 Çerkes Sürgünü’nü(*)&#xA;ve sürgün yollarında ölen insanlarımızı,&#xA;20 Mayıs Pazar günü anıyoruz.&#xA;Saat 19:00’da İstanbul/Üsküdar’da Kız Kulesi&#xA;karşısında denize çiçek bırakacağız.&#xA;DEMOKRATİK ÇERKES PLATFORMU&#xA;Abdulkadir Özpehlivan, Abdulkadir Özyılmaz(Cemişo), Abdulmecit Cankat, Ahmet Özel, Akçal Cankılıç, Ali Güneyoğlu(Guloy), Ali Kösal(Bif), Atay Ceyişakar, Atilla Ceyişakar, Atilla Yenişen, Albuz Yağan, Aysu Tüysüz, Ayşe Seda Berzeg, Ayten Özcan, Bahri Akın, Barbaros Binicioğlu, Barış Güven, Baturay Tok, Beycan Şen, Bislan Aydemir, Bülent Atçı, Bülent Özbelli, Can Kesgin, Cavit Eroğlu, Cengiz Gül, Cidal Hezar, Cihan Candemir, Cihan Zafer, Cihat Bageoğlu, Ceyhun Kesgin, Çetin Öner, Derya Taymaz, Didem Sezer, Dilek Demir, Doğan Özden, Emel Dinçer, Emine Aslantuğ, Emre Eroğlu, Erdal Çatan, Erhan Şahin, Erol Taymaz, Ersoy Nur, Emel Yağan, Emre Eroğlu, Ender Şenol, Esat Özen, Eyüp Baloğlu(Hevsej), Faysal Sayın, Fehmi Yapıcı, Femihan Töre, Ferda Aksan, Feride Binicioğlu, Filiz Çelik, Fuat Uğur, Gunda Demiröz, Gupse Altınışık, Gupse Arit, Gürsel Berzeg, Hadis Elmas, Halis Çakır, Halil Ulutaşlı, Handan Demiröz, Harun Canberk Aydemir, Harun Şahin, Hasan Büt, Hasan Bide, Hasan Okan İşcan, Hava Karadaş, Hayati Kanık, Hilal Atan, Hollanda Çerkes Kültür Derneği, Hürsen Özlü, Hüsnü Altınışık, İbrahim Uğur, İlkay Nefin Güçlü, İrfan Argun, İsmet Özbay, İzzet Aydemir, Janberd Dinçer, Janberk Aydemir, Kamuran Tuç, Kaya Şenvar, Kocaeli Kafkas Derneği, Konuk Aydemir, Lale Karaoğlan, Leyla Şen, Mahmut Özden, Mansur Balcı, Mehmet Bingöl(Yemiş), Mehmet Kanbek, Mehmet Kanbolat, Meltem Ulutaşlı, Meral Atan, Mesut Akman, Mezbjen Doğa Sporları Grubu, Mihrican Ataş, Muharrem Çurey, Muharrem Saran, Muhammet Baytuğan, Muhittin Ünal, Muhittin Yürekli, Murat Özden, Murat Özkan, Murat Papşu, Murat Yağan, Musa Tok, Muzaffer Özen, Mücella Şegem, Naim Sarıgül, Nart Atalay, Necdet Önder, Nesrin Demirkan, Nevin Uğur, Nibjeug Müzik Grubu, Nilüfer Karadaş, Nurten Sezer, Nurten Özcan, Onur Güngör(Aşua), Osman Ömür, Osman Güdü, Recai Acıcbe, Recep Güçlü, Recep Kaygusuz(Halaj), Sacit Kızılot(Hamteş), Sadık Çelik, Sadık Ergören, Sami Korkut, Selma Savaş, Semih Şahin, Semiha Altındağ, Setenay Süzer, Seyhan Er Ulutaşlı, Sezai Babakuş, Sinan Çetav, Sinem Vatanartıran, Suat Aras, Suna Setenay Çetav, Sunay Ömür, Şamil Jane, Şamil Turan, Şemsettin Çevik, Talih Altınışık, Tarık Acaroğlu, Tarkan Eyerci, Tayfun Habiçoğlu, Tülay Bir, Ufuk Vurdum, Ümit Tokoğlu, Ünal İnci, Vahit İnkilap, Veysel Altıntaş, Vural Ulutaşlı, Yalçın Erdemir, Yasin Kalkan, Yaşar Güven, Yalçın Karadaş, Yavuz Uluser, Yeşim Juğ, Yinal Özkan, Yusuf Taymaz, Yüksel Hatko, Zafer Alp, Zekayi Baydilli, Zeki Çelik, Zeynel A.</description>
    </item>
  </channel>
</rss>
