<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>Abhazya on Sezai Babakuş</title>
    <link>/tags/abhazya/</link>
    <description>Recent content in Abhazya on Sezai Babakuş</description>
    <generator>Hugo -- gohugo.io</generator>
    <language>tr</language>
    <copyright>(c) sezaibabakus.net</copyright>
    <lastBuildDate>Sun, 30 Sep 2018 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
    <atom:link href="/tags/abhazya/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml" />
    <item>
      <title>Abhazya Savaşı, Rusya Faktörü ve Sergey Baburin’in Rolü…</title>
      <link>/blog/abhazya-savasi-rusya-faktoru-ve-sergey-baburinin-rolu/</link>
      <pubDate>Sun, 30 Sep 2018 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-savasi-rusya-faktoru-ve-sergey-baburinin-rolu/</guid>
      <description>25. Yılında…&#xA;Abhazya savaşı, Rusya faktörü ve Sergey Baburin’in rolü…&#xA;Yıllar akıp gitti, daha dünmüş gibi hatırladığımız Abhazya-Gürcistan savaşı olup biteli çeyrek yüzyıl geçti. 14 Ağustos 1992’de Gürcistan’ın işgal ve ilhak amaçlı saldırısıyla başlayan savaş, 30 Eylül 1993’de Abhazya’nın zaferiyle sonuçlanmıştı. Savaştan sonra iki ülke ilişkilerinin geleceği üzerine yürütülen müzakereler sonuçsuz kalmış, Gürcistan’ın yeni saldırı girişimleri boşa çıkarılmış ve Abhazya 1999’da bağımsızlığını ilan etmişti. 2008’de Rusya’nın (ve akabinde başka ülkelerin) bağımsızlığı tanımasıyla bugünlere gelindi…</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya Dersi</title>
      <link>/blog/abhazya-dersi/</link>
      <pubDate>Thu, 05 Jun 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-dersi/</guid>
      <description>Abhazya’da, mufalefetin parlamentoyu, yönetim merkezlerini ve radyo-televizyon kurumunu işgaliyle başlayan siyasi kriz, erken seçim mutabakatıyla şimdilik yatışmış görünüyor. Krizin çatışmaya dönüşmeden ve kan akmadan atlatılmış olmasını bir teselli vesilesi saysak da, durum, “dünyaya demokrasi dersi veriyoruz” yollu hamasetlerle geçiştiremeyeceğimiz kadar ciddidir ve derinlemesine irdelenmeye muhtaçtır. Abhazya’da olup bitenler hem demokratik hukuk devleti olamamanın, hem de henüz tamamlanmamış olan ekonomik paylaşım savaşının sonuçlarıdır. Bu yönüyle, pekçok ülkede yaşanan ve yaşanmakta olan güç ve iktidar kavgalarının bir benzeridir.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya: ‘Az’dan ‘Çok’ Yaratma Pratiği...</title>
      <link>/blog/abhazya-az-dan-cok-yaratma/</link>
      <pubDate>Sun, 20 Oct 2013 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-az-dan-cok-yaratma/</guid>
      <description>Abhazya&amp;rsquo;da 28 Eylül-8 Ekim (2013) tarihleri arasında, Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz’ün de yer aldığı kalabalık bir heyetle Abhazya’daydık. Zafer ve özgürlük günü kutlamalarına katıldık, devlet yetkilileriyle ve sivil toplum temsilcileriyle görüştük, dostlarla kucaklaştık, gezdik, gördük, gözledik. Yakın tarihini savaşlarla, tehditlerle, baskılarla ve ağır ambargolarla geçirmiş olan bu küçük ülke, son yıllarda heyecan verici bir gelişme içinde. Kıt kaynaklarına (ekonomik, teknik ve işgücü) rağmen olağanüstü bir kalkınma hamlesi başlatmış. Söz yerindeyse,‘az’dan ‘çok’ yaratıyor…</description>
    </item>
    <item>
      <title>Kaf Dağının Ardındaki Masal Ülkesi Abhazya</title>
      <link>/blog/kaf-daginin-ardindaki-masal-ulkesi-abhazya/</link>
      <pubDate>Sun, 20 Jan 2013 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/kaf-daginin-ardindaki-masal-ulkesi-abhazya/</guid>
      <description>Apsını ‘Canlar ülkesi’ Abhazların ülkelerine verdikleri isim; Abhazlar’ın kendileri verdikleri isim ise ‘Apsuva’ yani ‘Canlar’&#xA;Abhazlar hakkındaki ilk bilgi onlardan ‘Abeşla’ diye bahseden M.Ö: 12. yüzyıla ait Asur belgelerinde geçiyor. M.Ö.1.ve 2. yüzyıllarda ise ‘Apsil’ ve ‘Abazg’ adıyla anılmışlardır.&#xA;M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren Miletli Grekler sahilde bugünkü Sohum ve Oçamçıra kentleri yakınlarında koloniler kurmuşlardır.&#xA;Abhaz halkının tarihi Antik Yunan kaynaklarından izlenebilmektedir. Antik Grekler, ayrım yapmadan Doğu Karadeniz kıyılarında yaşayan herkese ‘COLCHIS’ demişlerdir.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Küllerinden Doğmak </title>
      <link>/blog/kullerinden-dogmak/</link>
      <pubDate>Fri, 14 Sep 2012 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/kullerinden-dogmak/</guid>
      <description>30 Eylül 30 Eylül: Abhazya’nın zafer ve özgürlük günü&#xA;Bize dair ne varsa bir satırda söylenmiştir: Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde&amp;hellip; Nartların çocuklarıyız biz; savaşlarda-sürgünlerde ölsek, kırılsak, savrulsak da&amp;hellip; köklerimize tutunup yeniden ve yeniden boy atarız. Kafdağının anka’larıyız biz; kor ateşlerde yansak kül olsak da&amp;hellip; ruhumuza tutunup yeniden ve yeniden kanat çırparız. Evet, biz halkız ve yeniden doğarız ölümlerde&amp;hellip;&#xA;Bütün toplumlar gibi biz de tarihin aynasında yol alırız. İnişli-çıkışlı uzun bir yolculuktur bu.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya Cumhuriyeti’nin Yasal Statüsünün Uluslararası Hukuk Açısından Değerlendirilmesi</title>
      <link>/blog/abhazya-statu/</link>
      <pubDate>Thu, 12 Apr 2012 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-statu/</guid>
      <description>Filiz Cicioğlu - Muharrem Saran - Sezai Babakuş&#xA;Giriş Kafkaslarda, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından (Aralık 1991) hemen sonra başlayan Gürcistan-Güney Osetya ve Gürcistan-Abhazya arasındaki sıcak çatışma süreci 7 Ağustos 2008’de Gürcistan’ın Güney Osetya’ya yeniden saldırısı ve Rusya Federasyonu’nun Gürcistan’a askeri müdahelesiyle uluslararası bir boyut kazanmış, nihayetinde 26 Ağustos 2008’de Rusya Federasyonu’nun Abhazya’nın ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımasıyla noktalanmıştı. Rusya’nın ardından Nikaragua, Venezuela, Nauru, Vanuatu ve Tuvalu’nun da Abhazya’nın ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanıması, bu iki ülkeyi uluslararası siyasi sisteminin bir parçası haline getirmiştir.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya’dan Nazım Geçti, İzi Kaldı Yadigar...</title>
      <link>/blog/abhazyadan-nazim-gecti/</link>
      <pubDate>Tue, 20 Mar 2012 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazyadan-nazim-gecti/</guid>
      <description>“İşte geldik gidiyoruz, hoşçakal kardeşim deniz” Dünya şairi Nazım Hikmet’in sık sık Abhazya’yı ziyaret ettiğini ve bazı şiirlerini burada yazdığını biliriz. 4 Nisan 1955’de çekilmiş bu fotoğrafa tutunup bilgimizi tazeleyelim istedik. Nazım, Abhaz şair dostları İvan Tarba, Bagrat Şinkuba ve Kumf Lomiya ile saf tutmuş. Bir selam verelim dedik&amp;hellip;&#xA;Biz de (78’liler), abi-abla kuşağımız gibi (68’liler) Nazım Hikmet’in şiirleriyle hayata tutunduk. Romantizmi, idealizmi, sosyalizmi, enternasyonalizmi Nazım’ın şiirleriyle çoğalttık. Onun sihirli sözleriyle aşkı tattık, ‘ben’ iken ‘biz’ olduk, omuz omuza verip karanlığa meydan okuduk, zincirlerimizi kırıp yürüdük, güneşi içecek kadar yüreklendik, yandık kül olduk ve yeniden ve yeniden doğup güneşe durduk.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Ankvab’ın Yolu...</title>
      <link>/blog/ankvabin-yolu/</link>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2012 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/ankvabin-yolu/</guid>
      <description>Suikast girişimi Geçen hafta Abhazya Devlet Başkanı Aleksandr Ankvab’a düzenlenen suikast girişimi, Abhazya’nın ne kadar keskin bir süreçten geçmekte olduğunu gösteriyor. 22 Şubat (2012) sabahı ağır silahlarla (bombalar, roketatarlar, makinalı tüfekler vs.) gerçekleştirilen bu yeni saldırı da , Ankvab’ın daha önce Başbakan ve Devlet Başkanı Yardımcısı görevlerinde bulunduğu Şubat 2005’den Ağustos 2011’e kadar uğradığı beş saldırıyla tıpa tıp benzerlik taşıyor. Genel kanı, bu saldırıların mafya işi olduğu yolunda. Ankvab da açıklamasında, “saldırganların kimliği üzerinde tahminde bulunacak olursak, bunlar ülke içindeki mafya grupları olabileceği gibi bu iş için dışarıdan gelen kişiler de olabilir, çünkü suç grupları arasında güçlü bir irtibat var” diyerek bu genel kanıyı destekliyor.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya Gezisi - İzlenimler</title>
      <link>/blog/abhazya-gezisi-izlenimler/</link>
      <pubDate>Mon, 14 Nov 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-gezisi-izlenimler/</guid>
      <description>sevgili dostlar,&#xA;abhazya&amp;rsquo;ya bu kez üç adige dostumla beraber gittim; handan demiröz, osman ömür (eşi sunay abhazya&amp;rsquo;da iş yapıyor) ve betül şenyıldız (eskiden bizim şirkette çalışmış genç arkadaşımız). yanısıra, abhazya&amp;rsquo;ya yerleşmiş ve pitsunda&amp;rsquo;da motel işleten ali kucba&amp;rsquo;nın eşi handan ve iki oğlu da bizimle aynı uçakta abhazya&amp;rsquo;ya geldi. keyifli bir gezi oldu. istanbul-soçi arasında sadece thy sefer yapıyor, donavia kış nedeniyle ara vermiş. ucağımız atatürk havaalanı&amp;rsquo;ndan gece 12.15&amp;rsquo;de kalktı, soçi&amp;rsquo;ye (adler) bizim saatle 01:45 soçi saatiyle 03:45 gibi indik.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa Parlamentosu&#39;nda &#39;Çerkes Günü&#39; Konuşma Özeti</title>
      <link>/slog/ap-cerkes-gunu-2011/</link>
      <pubDate>Mon, 07 Nov 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/slog/ap-cerkes-gunu-2011/</guid>
      <description>Avrupa Parlamentosu’nun saygıdeğer üyeleri,&#xA;Avrupalı Çerkesler Federasyonu’muzun girişimi ve sizlerin desteğiyle gerçekleşen bu toplantıya vize engeli yüzünden gelememiş olmaktan kişisel olarak üzüntü duysam da, bugün burada bizlere, düşüncelerimizi, umut ve beklentilerimizi sizlerle paylaşma fırsatı vermenizden dolayı müteşekkirim. Sizlerin nezdinde üyesi olduğunuz Avrupa Parlamentosu’nu ve parçası olduğu Avrupa Birliği’ni selamlıyorum…&#xA;Hiç kuşku yok ki Avrupa Birliği’nin kuruluşu tüm insanlık adına büyük bir adım olmuştur. Sadece Birliği oluşturan ülkelere ve toplumlara değil, dünyadaki tüm ülkelere ve tüm toplumlara barış, adalet ve refah adına umut vermiştir.</description>
    </item>
    <item>
      <title>&#39;Tanrı’nın Ülkesi&#39;nde İşler Yolunda</title>
      <link>/blog/tanrinin-ulkesinde/</link>
      <pubDate>Thu, 08 Sep 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/tanrinin-ulkesinde/</guid>
      <description>Abhazya’da zamanın ruhu: Herşey değişir, ve herşey aynı kalır…&#xA;Tanrı&amp;rsquo;nın ülkesinde Tam yirmi yıl sonra Ritsa’nın balkonundan baktım “Tanrı’nın ülkesi”ne. Zamanın durduğu andı ve herşey yolundaydı… Şafak vakti, dostlarımın kanadında geldim buraya. Gözlerimi kapatıp çıktım balkona, derin bir nefes alıp denizin ve havanın serin kokusunu çektim içime. Anılar peş peşe filizlenince, bitmesini istemediğim bir rüyadaymışçasına uzattım o anı. Sonra, tanıdık bir sese uyanır gibi yavaşça açtım gözlerimi. Karadeniz’in sisli uzaklığına baktım.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Umut</title>
      <link>/blog/umut/</link>
      <pubDate>Sat, 11 Jun 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/umut/</guid>
      <description>12 Haziran’da Türkiye kendine yakışan bir şekilde sandıklandı. Sürpriz yok, genel görüntü değişmedi. Memleket, milliyetçi-mukaddesatçı ideolojinin dominasyonunda yoluna devam edecek. 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle tahkim edilen sağın 30 yıldır süren yüzde 70’lik hegamonyasının neredeyse ‘makus talih’e dönüştüğünü söyleyebiliriz. AKP, MHP ve diğer milliyetçi-muhafazakar parti ve grupların oylarına bir de CHP’ye yuvalandırılanları eklersek, üzerimizde nasıl bir sağ ağırlık olduğunu daha iyi kavrarız. Yine de, benim gibi nefes almakta zorlanan azınlıktakileri umutlandırabilecek pekçok olumlu gelişme de oldu…</description>
    </item>
    <item>
      <title>İklim&#39;den Lian&#39;a Yolculuk (2)</title>
      <link>/blog/iklimden-liana-yolculuk-2/</link>
      <pubDate>Thu, 31 Mar 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/iklimden-liana-yolculuk-2/</guid>
      <description>İkinci bölüme başlamadan önce, bu anlatının amacının başkasını teşhir etmek ya da başkasının sırrını ifşa etmek olmadığını belirtmek isterim. Zira sözkonusu kişi zaten memleket medyasına defalarca malolacak kadar meşhur biridir, bahsi geçen olaylar ise birçok kişinin tanıklığında yaşanmış ve pekçok kişinin dillendirmesiyle yeterince toplumsallaşmıştır. Ayrıca, anlatıda zikredilen isimler gerçek değildir, sözkonusu kişi tarafından türetilmiş ve kullanılmış müstear isimlerdir. Sonuç olarak yazdıklarım başkasını değil olsa olsa kendi kendimi teşhir mahiyetindedir. Kendi kendimi tekmili birden teşhir ederek, aradan bunca yıl geçmesine rağmen hala kulaktan dolma bilgilerle beni karalamaya çırpınan ‘irfan sahibi zevat’a gani gani kına vermiş oluyorum.</description>
    </item>
    <item>
      <title>İklim&#39;den Lian&#39;a Yolculuk (1)</title>
      <link>/blog/iklimden-liana-yolculuk/</link>
      <pubDate>Thu, 17 Mar 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/iklimden-liana-yolculuk/</guid>
      <description>‘Koca kulak çetesi’nin dinlemeleri medyaya sızıp ‘İklim skandalı’ patlamasaydı, Fatih Altaylı ‘İklim’i Haber Türk’e çıkarıp uzun uzun konuşturmasaydı ve İsmet Berkan Hürriyet’te ‘İklim’in ‘Lian’a benzerliğini yazıp tuz biber ekmeseydi ben de küllenmiş anıların üstüne yatmaya devam edecektim. Ama ne fayda, hepsi üst üste geldi, ‘cin şişeden çıktı’, eski anılar acı bir tebessüm eşliğinde ortalığa saçıldı. Kaçış yok. Benim için epeyce zor olsa da, bu evvel zaman yolculuğunu artık yapmalıyım&amp;hellip;&#xA;&amp;hellip;</description>
    </item>
    <item>
      <title>Moskova&#39;da Ölmek</title>
      <link>/blog/moskovada-olmek/</link>
      <pubDate>Tue, 01 Mar 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/moskovada-olmek/</guid>
      <description>17 Şubat (1999), Birgül’ün veda yıldönümüydü. En küçük kızı Ceren, güzel bir fotoğrafını facebook üzerinden önümüze koyup hatırlamamızı sağladı. Fotoğraf tam da onun doğal bakışını yansıtıyor; samimi, müstehzi, muzip bir gülümseme. Oniki yıl geçmiş. Fotoğrafa bakınca, daha dün ‘ne olacak bu dünyanın hali’ üzerine sohbet etmişiz hissine kapıldım, oniki yıl uçuvermişti sanki. Zamanı geri sardım; Birgül, Moskova’da kaybettiğim ikinci arkadaşımdı&amp;hellip;&#xA;Birgül Şahin&#xA;Moskova’da dört kafadardık, biri Avar üçü Abhaz; Mümtaz (Demiröz), Olcay (Özdemir), Birgül (Şahin) ve ben&amp;hellip; En kıdemlimiz Olcay’dı (Avar olan), diğer üçümüz Abhazya’daki savaşın (1992-93) girdabında debelenirken, o çoktan Moskova’nın yolunu tutmuş ve iş-güç tezgahını kurmuştu.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Soçi Olimpiyatları Öncesi Amerikan-Gürcü Oyunları</title>
      <link>/blog/amerikan-gurcu-oyunlari-/</link>
      <pubDate>Fri, 03 Dec 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/amerikan-gurcu-oyunlari-/</guid>
      <description>Son sözü başta söyleyelim: Washington-Tiflis ittifakının yeni oyunlarına gelmeyelim !..&#xA;Son günlerde Tiflis, Amerikalı danışmanların (kimimiz onları sivil toplumcu sanıyor) akılhocalığında yeni bir siyasi oyun peşinde; 1864 Sürgünü’nü kullanarak Adigeleri ve diğer Kuzey Kafkas halklarını yanına çekmek ve Abhazları yalnızlaştırmak&amp;hellip; Bu çerçevede bir süredir el altından yürütülen çalışmalar artık aleniyet kazandı.&#xA;Washington-Tiflis ekseni, herkesin kolayca anlayabileceği üzere iki adımlı bir plan uyguluyor: (1) 2014’de yapılacak Soçi Kış Olimpiyatları öncesinde, Soçi’nin Kafkas halklarının 1864’deki yenilgisi ve büyük sürgünüyle özdeşikliğinden faydalanıp Kafkasya’da ‘Rus düşmanlığı’nı kışkırtmak.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Zaferin 16. Yılında Abhazya: Geleceği Birlikte Kurmak</title>
      <link>/blog/zaferin-16-yilinda-abhazya-gelecegi-birlikte-kurmak/</link>
      <pubDate>Mon, 27 Sep 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/zaferin-16-yilinda-abhazya-gelecegi-birlikte-kurmak/</guid>
      <description>Abhazya halkı, Gürcistan kuvvetlerinin 14 Ağustos 1992’deki işgal amaçlı saldırısına karşı karşı verdiği özgürlük savaşını 30 Eylül 1993’de kazandı. 16 yıl önce kazanılan zaferla Abhazya, bugün Rusya, Nikaragua ve Venezuella’nın tanıdığı bağımsız bir ülke olarak tarih sahnesinde yerini aldı.&#xA;Abhazya halkının Kardeş Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinden, diyasporadan ve dünyanın pekçok ülkesinden gelen gönüllülerin desteği ile kazandığı bu zafer dünyada özgürlük, barış ve adalete inanan, bu uğurda mücadele eden tüm insanlara umut, güç ve cesaret verdi…</description>
    </item>
    <item>
      <title>Umudumuz &#39;Yeni Nesil&#39; Abhazlar</title>
      <link>/blog/umudumuz-yeni-nesil-abhazlar/</link>
      <pubDate>Fri, 09 Jul 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/umudumuz-yeni-nesil-abhazlar/</guid>
      <description>Geçen haftaki yazımızda (Gunda Demiröz’ün açık mektubundan hareketle) Abhazya’daki -ve diğer Kafkasya cumhuriyetlerindeki- kara düzene değinmiştik. Abhazya’daki gazetelerde de yayınlanan mektup kısa sürede olumlu etki yarattı; Abhazya Parlamentosu Gunda’nın sesine kulak verdi ve inceleme başlattı. Parlamento incelemesinin yolsuzlukları engelleyici sonuçlar vermesini diliyoruz.&#xA;Dünyanın her yerinde olduğu gibi Abhazya’da da ‘iyi’ ile ‘kötü’, ‘doğru’ ile ‘yanlış’ arasında mücadele devam ediyor. Sözkonusu yazımızda, 1992-93 savaşının talan ve ganimet kültürünü pekiştirdiğini, neredeyse meşrulaştırdığını belirtmiştik.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Mızrak Çuvala Sığmayınca</title>
      <link>/blog/mizrak-cuvala-sigmayinca/</link>
      <pubDate>Thu, 24 Jun 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/mizrak-cuvala-sigmayinca/</guid>
      <description>Gunda Demiröz’ün Abhazya Cumhuriyeti Geriye Dönüş Devlet Komitesi Başkanı Anzor Mukba’ya açık mektubu, Abhazya’da artık mızrağın çuvala sığmadığını ortaya koyuyor. Gunda, çeşitli internet mecralarında yayınlanan mektubunda, (rahmetli) babası Mümtaz Demiröz’ün Sohum’da parasını ödeyerek satın aldığı evin bizzat Anzor Mukba tarafından (kardeşi için) gaspedildiğini yazıyor. İç acıtan bir mektup, can sıkan bir gerçek&amp;hellip;&#xA;Kimse başkasının malını-mülkünü gaspetme hakkına sahip değildir. Hele hele, görevi diyasporadan Abhazya’ya geri dönüşü sağlamak ve dönüşçülerin haklarını korumak olan bir kurumun başındaki kişinin, yetki gücünü de kullanarak bunu yapması kabul edilemez, affedilemez.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Ardzınba&#39;yı Uğurlarken</title>
      <link>/blog/ardzinbayi-ugurlarken/</link>
      <pubDate>Fri, 12 Mar 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/ardzinbayi-ugurlarken/</guid>
      <description>VLADİSLAV ARDZINBA, 1945-2010&#xA;4 Mart (2010) sabahı, Vladislav G. Ardzınba&amp;rsquo;nın öldüğü haberi ile uyandığımda güçlü bir zembereğin harekete geçirdiği mekanik misali giyindim, dışarı çıktım, Anadoluhisarı&amp;rsquo;nın Göksu-Küçüksu derelerinin Boğaz&amp;rsquo;a ulaştığı yayda voltalamaya başladım. Küçüksu Kasrı kenarından gözlerimi denizin, düşüncelerimi zamanın akışına bıraktım.&#xA;Bir sigara tellendirip efkarımı Velimir Hlebnikov&amp;rsquo;un dizeleriyle üfledim;&#xA;Yıllar, insanlar ve halklar akarsu gibi&#xA;Ebediyyete akıp gözden kayboluyorlar&#xA;Kâinatın esnek aynasında.&#xA;Yıldızlar balık ağı, balıksa bizler&#xA;Tanrılar, karanlıktaki hayaletlerdir.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya&#39;nın Dostları Hakkında</title>
      <link>/blog/abhazya-nin-dostlari-hakkinda/</link>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2009 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-nin-dostlari-hakkinda/</guid>
      <description>Abhazya halkı ve devleti 5.000 yıllık bir kültürün, 1.500 yıllık bir devletin ve 90 yıllık bir cumhuriyetin mirası ve devamıdır. Abhazya, Gürcistan&amp;rsquo;ın saldırısı ile yaşanan (14 Ağustos 1992 - 30 Eylül 1993) savaştan buyana fiilen bağımsız bir ülkedir. 15 yıldır Gürcistan&amp;rsquo;ın baskılarına ve saldırılarına karşı kendini korumakta ve bağımsızlığının uluslararası camiada tanınması için mücadele vermektedir. Abhazya&amp;rsquo;nın bu mücadelesinde en büyük destek Kuzey Kafkasya&amp;rsquo;daki kardeş halklar, bunların da içinde yer aldığı Rusya Federasyonu ve büyük bölümü Türkiye&amp;rsquo;de bulunan Abhaz-Adige diyasporasıdır.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Sezai&#39;nin Karnavalı Hakkında</title>
      <link>/blog/sezainin-karnavali-hakkinda/</link>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2008 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/sezainin-karnavali-hakkinda/</guid>
      <description>Sevgili Dostlar,&#xA;Kafkas Dernekleri Federasyonu&amp;rsquo;nun daveti ile Abhazya gezimize katılan Sabah gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya&amp;rsquo;nın Abhazya izlenimlerini aktardığı yazılarının sonuncusu &amp;ldquo;Sezai&amp;rsquo;nin karnavalı&amp;rdquo; başlığı ile pazar günü yayınlanmış (aşağıdaki link&amp;rsquo;ten okuyabilirsiniz). İtiraf edeyim ki, o günkü gazeteyi okumuş (!) olmama rağmen, sevgili dostum Nail Çakırhan&amp;rsquo;ın ölümü ile ilgili haber ve yorumlara konsantre olduğum için, Sarıkaya&amp;rsquo;nın sütünunu pas geçmişim; gruba düşen mail üzerine yazıyı şimdi okudum&amp;hellip;. Bazı düzeltmelerim ve tamamlamalarım olacak&amp;hellip;&#xA;Önce, Nail Çakırhan&amp;rsquo;a dair birkaç söz etmeliyim.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya İçin Tek Yürek Olduk</title>
      <link>/blog/abhazya-icin-tek-yurek-olduk/</link>
      <pubDate>Wed, 08 Oct 2008 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-icin-tek-yurek-olduk/</guid>
      <description>Savaşı hatırladık, özgürlüğü tattık, bağımsızlığı kutladık&amp;hellip;&#xA;ABHAZYA İÇİN &amp;lsquo;TEK YÜREK&amp;rsquo; OLDUK.&#xA;Abhazya&amp;rsquo;nın 30 Eylül 1993&amp;rsquo;de Gürcistan&amp;rsquo;a karşı kazandığı büyük zaferin 15. yılı kutlamaları, Abhazya&amp;rsquo;nın bagımsızlığının tanınması süreci ile birleşerek muhteşem bir bayrama dönüştü. Bu bayrama, Abhazya&amp;rsquo;nın Dostları ile Kafkas Dernekleri Federasyonu&amp;rsquo;nun ortak organizasyonu ile katıldık. Abhazya için tek yürek olduk; Savaşı hatırladık, kahramanlarımızı andık, özgürlüğü tattık, bağımsızlığı kutladık ve geleceği birlikte kurmak için umudumuzu yükselttik. Katılan herkesi kutluyorum. &amp;hellip;&#xA;Abhazya&amp;rsquo;nın gururuna, onuruna ve sevincine ortak olmak üzere Abhazya&amp;rsquo;nın Dostları ve Kafkas Dernekleri Federasyonu&amp;rsquo; nun organize ettiği ilk grup 24 Eylül&amp;rsquo;de, ikinci grup 26 Eylül&amp;rsquo;de, üçüncü grup ise 29 Eylül&amp;rsquo;de Abhazya&amp;rsquo;ya ulaştı.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Vladislav Ardzınba</title>
      <link>/blog/vladislav-ardzinba/</link>
      <pubDate>Mon, 15 Sep 2008 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/vladislav-ardzinba/</guid>
      <description>1990’da acemi bir parlamento başkanıydı, kritik süreçlerde sınav verdi; halkının kaderine hükmetti ve ülkesini bağımsızlığa taşıyan ‘gerçek’ bir kahraman oldu…&#xA;Hiç kuşku yok ki, Abhazya bugünlere, Vladislav Ardzınba’nın bilge, kararlı, karizmatik lider kişiliği sayesinde ulaştı. O’nu 1989’da Abhazya’yı ilk ziyaretimde tanımıştım. O zaman, ekonomi editörü olarak çalıştığım Hürriyet Gazetesi adına, Türk-Sovyet Karma Ekonomi Konseyi toplantısı için Moskova’ya davet edilmiştim. Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç’den 1 hafta ek izin koparmış, Moskova programı sonrası, Sovyet Yazarlar Birliği’nden Rady Fish ve Vera Feyenova’nın yardımları ile Abhazya’ya gidebilmiştim.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Gürcistan&#39;da Pim Çekildi...</title>
      <link>/blog/gurcistan-da-pim-cekildi/</link>
      <pubDate>Sun, 01 Aug 2004 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/gurcistan-da-pim-cekildi/</guid>
      <description>ABD tarafından tezgâhlanan bir &amp;ldquo;kansız darbe&amp;quot;ye sahne olan Gürcistan&amp;rsquo;da sular durulmadı. 4 Ocak&amp;rsquo;ta yapılacak olan genel seçimler, hem ülkenin hem de Kafkasya&amp;rsquo;nın kaderinde bir dönüm noktası olabilir. Acaristan Özerk Bölgesi, seçime katılacağını ilan etti. Güney Osetya&amp;rsquo;nın durumu ise belirsizliğini koruyor. 10 yıl önce bağımsızlığını ilan eden, ancak uluslararası alanda bağımsız bir devlet olarak tanınmayan Abhazya ise, Tiflis&amp;rsquo;teki iktidar hesaplarını, 1992&amp;rsquo;deki Gürcistan saldırısıyla başlayan savaşın rahatsız edici anıları eşliğinde, dikkatle izliyor. Türkiye&amp;rsquo;deki Abhaz topluluğunun önde gelen isimlerinden Sezai Babakuş, bölgedeki durumu ve yansımalarını Evrensel&amp;rsquo;e anlattı.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Kafkasya, Mevcut Sorunlar ve Yakın Gelecekte Muhtemel Tehlikeli Gelişmeler</title>
      <link>/blog/kafkasya-mevcut-sorunlar-yakin-gelecekte-muhtemel-gelismeler/</link>
      <pubDate>Thu, 13 May 2004 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/kafkasya-mevcut-sorunlar-yakin-gelecekte-muhtemel-gelismeler/</guid>
      <description>Sunum Jeopolitik ve tarihsel ilgisi-sorumluluğu-zorunlulukları, Ülkemizin Kuzey Kafkasya ve Trans Kafkas bölgelerinde gelişen olaylara seyirci kalmasını mümkün kılmamakta ve sürecin tehlikeli boyutlara doğru seyri safhalarında ‘önceden-an’da-sonrasında’ yapıcı yönlendirme ve müdahalelerde bulunma gereği kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, aşağıya kısa notlar halinde aktaracağımız **Acaristan, Abhazya, Gürcistan sorunu tüm Kafkasya, Rusya ve Ülkemizi, hatta tüm dünyayı istikrarsızlığa sürükleyebilecek bir potansiyele doğru hızla sürüklenmektedir. **&#xA;Gürcistan Tarihi süreç içinde bölgenin istikrarsızlığına maalesef çok katkı sağlamış-başrol oynamış-oynamakta devam eden Gürcistan, Sovyetler Birliğinin çökme devresinde; 1991 yılında 1921 tarihli anayasasına döndüğünü tüm dünyaya ilan etmiş, Federal bir yapıda olan ‘devlet yapısı’nı, çıkan boşluktan emrivaki yaparak istifade hayali ile ‘üniter devlet’ olmaya yönelmişti.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya Başardı, Sıra Bizde...</title>
      <link>/blog/abhazya-basardi-sira-bizde/</link>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2004 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-basardi-sira-bizde/</guid>
      <description>Abhazya&amp;rsquo;nın Gürcistan&amp;rsquo;a karşı verdiği bağımsızlık savaşını kazanışının (30 Eylül 1993) 10. yılı kutlamaları ile Dünya Abhaz-Abazin Kongresi&amp;rsquo;ne katılmak üzere, Türkiye&amp;rsquo;den 27 kişilik heyet 25 Eylül 2003 - 5 Ekim 2003 tarihleri arasında Abhazya&amp;rsquo;daydık. 1990&amp;rsquo;dan 1997&amp;rsquo;ye kadar yaşadığım ve çeşitli görevler üstlendiğim Abhazya&amp;rsquo;yı 6 yıl aradan sonra yeniden görmek benim için son derece ilginç ve öğretici oldu. Edindiğim izlenimleri, bilgi, yorum ve değerlendirmeleri soru-cevap şeklinde sizlerle paylaşmak istiyorum.&#xA;Abhazya’ya gidiş-gelişiniz nasıl gerçekleşti.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Khibla&#39;ya Güzelleme</title>
      <link>/blog/khibla-ya-guzelleme/</link>
      <pubDate>Sat, 06 Dec 2003 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/khibla-ya-guzelleme/</guid>
      <description>1991&amp;rsquo;in 21 Mayısı&amp;rsquo;ydı. Abhazya&amp;rsquo;nın başkenti Sohum&amp;rsquo;un eski limanını dolduran binlerce insan, Kafkasya&amp;rsquo;dan büyük sürgünün 127&amp;rsquo;nci hüzün yılını anıyordu. Gün batmış, ellerde yanan binlerce mumun yansısı denizde oynaşıyordu. Ve herkesin gözü Karadeniz&amp;rsquo;in karanlığına asılıydı. Kalabalığın bir adım önünde, denizle karanın kesiştiği yerde, çakıltaşlarının üzerinde bir kız hüzünlü bir şarkı-bir ağıt- söylüyordu. Sesi, yüzyıllık bir şavaşın ve trajik bir sürgünün tüm acısını yüklenmiş gibiydi. Ayakları çıplaktı. Başında siyah bir tül vardı. Adı Khibla idi.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya için Öneriler</title>
      <link>/blog/abhazya-icin-oneriler/</link>
      <pubDate>Sat, 16 Feb 2002 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-icin-oneriler/</guid>
      <description>Tarihin, yüzyılı aşkın bir aradan sonra Abhazlara ve anayurtları Abhazya’ya sunduğu ‘kimlik/varlık olma’ fırsatı, elimizden kaçmak üzere. Sovyetler Birliği’nin dağılması ile başlayan ve Abhazya-Gürcistan Savaşı ile dünyaya malolan bu şans süreci, gerilemeye ve sönmeye başladı. Abhazya’nın yükselen iç dinamikleri, başta Türkiye olmak üzere Abhaz diasporasındaki uyanış, Çerkes dünyasının açık desteği ve dünyadaki olumlu konjonktür ve sempati, savaş sırasında ve sonrasında Gürcistan’a karşı elde edilen stratejik-siyasi-diplomatik üstünlükler tek tek kaybedilmekte.&#xA;Savaşın bitiminden bu yana geçen 7 yıllık sürede Abhazya-Gürcistan sorununda kalıcı bir çözüm bulunamaması, Abhazya’nın statüsü ile ilgili belirsizlikler, Rusya öncülüğünde BDT’nun Abhazya’ya uyguladığı ambargo ve Gürcistan’ın uluslararası düzeyde yürüttüğü Abhazya’yı tecrit politikaları Abhazya’ya ağır faturalar yükledi.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya ‘Bağımsızlık’ Dedi</title>
      <link>/blog/abhazya-bagimsizlik-dedi/</link>
      <pubDate>Sat, 01 Dec 2001 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-bagimsizlik-dedi/</guid>
      <description>Abhazya Dışişleri Bakanı Şamba, Abhazya&amp;rsquo;nın bağımsız devlet inşa etme amacından dönmeyeceklerini belirtirken Rusya ile entegrasyon önerilerinden de vazgeçtiklerini bildirdi. Şamba ‘BM belgesi kabul edilse bile Abhazya bağımsız devlet olmaktan vazgeçmeyecek’ dedi.&#xA;Bağımsız Devletler Topluluğu&amp;rsquo;nun 10. yıl zirvesinin ardından dün bir açıklama yaparak Abhazya&amp;rsquo;yı Tiflis merkezli Gürcistan içerisinde bir yapı olarak gördüklerini belirten Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevardnadze&amp;rsquo;ye ilk tepki Abhazya Dışişleri Bakanı Sergey Şamba&amp;rsquo;dan geldi.&#xA;Abhazya Dışişleri Bakanı Sergey Şamba, şu ana kadar Rusya&amp;rsquo;nın muhalefetini aşamayan ve Tiflis ile Suhum arasında yetki paylaşımını öngören Birleşmiş Milletler belgesinin BM Güvenlik Konseyi&amp;rsquo;nden geçmesi durumunda bile Abhazya&amp;rsquo;nın egemen, demokratik devlet olmaktan vazgeçmeyeceğini bildirdi.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Ferai Tınç&#39;a Yanıt</title>
      <link>/blog/ferai-tinc-yanit/</link>
      <pubDate>Mon, 15 Oct 2001 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/ferai-tinc-yanit/</guid>
      <description>Sevgili Ferai,&#xA;Bugunkü köşenizde ‘Gürcistan&amp;rsquo;ı rahatlatan güvence’ başlıklı yazınızın gerçekleri yeterince yansıtmadığı kanısındayım. Öncelikle, ‘Gürcistan&amp;rsquo;ın Abhazya&amp;rsquo;daki Gürcü köylerini korumak üzere harekete geçmesi’ ifadeniz üzücüdür. Hangi bilgi kaynakları sizi bu kadar net ifadelere sürüklüyor. Gürcistan hükümeti ve bakanı, orada olup bitenleri kendi lehine yorumlayabilir. Ama, sizin gibi saygı duyduğumuz gazetecilerin, şüpheli bilgilerle net sonuç çıkarması, hele hele Türkiye&amp;rsquo;de Gürcistan-Abhazya sorununa duyarlı geniş okuyucu kitlesi bulunan sizin bunu yapması üzüntü vericidir.&#xA;Ben şahsen, bu meselede taraf olduğum halde, yazı yazarken Abhazya lehine bu kadar net tanımlamalar yapamıyorum.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Türk-Gürcü Vakfı Genel Müdürü Mevlüt Artvinli ile Görüşme</title>
      <link>/blog/mevlut-artvinli-ile-g%C3%B6r%C3%BCsme/</link>
      <pubDate>Fri, 22 Jun 2001 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/mevlut-artvinli-ile-g%C3%B6r%C3%BCsme/</guid>
      <description>Türkiye’deki Kafkas-Abhaz lobisi ile Gürcü lobisi temsilcileri arasında yapılan iki toplantıdan sonra, birlikte yürütülecek çalışmaların somutlanması amacıyla karar verilen taraflararası ön çalışma grubunun ilk toplantısı, Sezai Babakuş ile Mevlüt Artvinli arasında 22 Haziran 2001 Cuma günü yapıldı. Görüşme ile ilgili özet bilgi aşağıdadır:&#xA;Görüşme Yeri: Sezai Babakuş’un Çengelköy’deki ofisi&#xA;Görüşme süresi: 2 saat&#xA;Görüşme Notları: Önce taraflar arasındaki iki ortak toplantının genel bir değerlendirmesi yapıldı ve ilerisi için neler yapılabileceği konuşuldu.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Abhazya ile Gürcistan Arasındaki Barış Sürecine Diaspora Katkısı Ele Alındı</title>
      <link>/blog/abhazya-gurcistan-baris-s%C3%BCrecine-diaspora-katkisi/</link>
      <pubDate>Sat, 19 May 2001 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/abhazya-gurcistan-baris-s%C3%BCrecine-diaspora-katkisi/</guid>
      <description>Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi ile Türk-Gürcü Kültür ve Eğitim Vakfı, Abhazya ile Gürcistan arasındaki problemlerin barış yoluyla çözüm için sürdürülen çabalara diasporadan nasıl katkı verilebileceğini görüşmek üzere 14 Mayıs’ta İstanbul’da biraraya geldi. Görüşmeye Birleşik Kafkasya Konseyi ile Kaf-Der başkanları da katıldı.&#xA;Yaklaşık 4 saat süren yemekli toplantıda, taraflar Abhazya ile Gürcistan arasındaki anlaşmazlığın barışçı yollarla çözümü için diaspora desteği verilmesi hususunda mutabakata vardılar. Bunun için iki tarafın eşit sayıda temsilcilerinin yer alacağı ‘Sivil Barış Girişimi’ grubunun oluşturulması görüşü benimsendi.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Kafkasların Dibinde Bir Yeşil Cennet</title>
      <link>/blog/kafkaslarin-dibinde-bir-yesil-cennet/</link>
      <pubDate>Wed, 26 Jun 1991 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/kafkaslarin-dibinde-bir-yesil-cennet/</guid>
      <description>Abazaların ülkesinde, Karadeniz kıyılarından Kafkaslar&amp;rsquo;ın yamaçlarına doğru bakıldığındı, palmiye ve okaliptüs ağaçlarının hemen ardında narenciye bahçelerini görebilirsiniz. İçkiyle aranız iyiyse, geleneksel Abhaz restoranlarında mola verip yerel şarapla, kurutulmuş et ve &amp;ldquo;abısta&amp;quot;nın tadına bakabilirsiniz.&#xA;Türkiye&amp;rsquo;de &amp;ldquo;Abazalar&amp;rdquo; diye bilinen Abhazların ülkesi, Kafkas Dağları’nın buzul doruklarıyla Karadeniz&amp;rsquo;in en yumuşak ikliminin iç içe geçtiği küçük bir ülke. Abhazya için, cennetin diğer adı demek, yeterli değil. Adeta bir &amp;ldquo;masalülke&amp;rdquo;.&#xA;Sohum&#39;da St. Sımon Kilisesi: Ülkede Abhaz ve Gürcülerin yanı sıra, Ermeni ve Rumlar var.</description>
    </item>
  </channel>
</rss>
