<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>Azınlıklar on Sezai Babakuş</title>
    <link>/tags/az%C4%B1nl%C4%B1klar/</link>
    <description>Recent content in Azınlıklar on Sezai Babakuş</description>
    <generator>Hugo -- gohugo.io</generator>
    <language>tr</language>
    <copyright>(c) sezaibabakus.net</copyright>
    <lastBuildDate>Fri, 25 Jan 2013 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
    <atom:link href="/tags/az%C4%B1nl%C4%B1klar/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml" />
    <item>
      <title>Öfke ve Nefret</title>
      <link>/blog/ofke-ve-nefret/</link>
      <pubDate>Fri, 25 Jan 2013 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/ofke-ve-nefret/</guid>
      <description>Sanal sitedeki komşumun öfkesi de başbakanınki gibi, durdurulamaz ve kontrol edilemez. Büyük, güçlü ve ‘her faninin tadacağı’ türden mutlak bir öfke. Ne yapsanız ondan kaçamazsınız, sadece sırasının size geç gelmesi için dua edebilirsiniz. Duanız tuttu diye sakın ha benim gibi gevşemeyin, öfkecinin tokadı her an ensenizde patlayıverir…&#xA;Sanırım beni bugüne kadar koruyup kollayan şey komşuluk şemsiyesiydi.&#xA;Şemsiye dediğim ‘komşuluk hukuku’dur. Hayatımızı düzenleyen değerlerden biridir o. Diğer düzenleyiciler (kardeşlik hukuku, arkadaşlık hukuku vs.</description>
    </item>
    <item>
      <title>‘Öteki’lerin Buluşması...</title>
      <link>/blog/otekilerin-bulusmasi/</link>
      <pubDate>Thu, 16 Feb 2012 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/otekilerin-bulusmasi/</guid>
      <description>Ötekiler Geçen hafta, Türkiye’nin yüz yıllık ulus-devlet serüveninde yok sayılan, bastırılan, mağdur edilen, ezilen, zulüm edilen, dışlanan, hakları gaspedilen, kıyıma ve asimilasyona uğrayan&amp;hellip; velhasılı öteki’leştirilen halkların ve dinlerin temsilcilerini buluşturan tarihi bir toplantı yapıldı; Adığe’si, Abaza’sı, Ubıh’ı, Oset’i, Çeçen’i, Laz’ı, Ermeni’si, Süryani’si, Yahudi’si, Kürt’ü, Zaza’sı, Arap’ı, Gürcü’sü biraraya gelip varoluş sorunlarımızı konuştuk ve gelecek için beklentilerimizi ortaya koyduk. Meğer dertlerimiz ne kadar çokmuş, meğer dertlerimiz ne kadar benzermiş ve meğer dertlerimize çare aramak için birlikte mücadele etmek ne kadar elzemmiş&amp;hellip;</description>
    </item>
    <item>
      <title>Anadile Saygı Günü</title>
      <link>/blog/anadile-saygi-gunu/</link>
      <pubDate>Wed, 16 Feb 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/anadile-saygi-gunu/</guid>
      <description>21 Şubat, ‘Dünya Anadil Günü’dür; anadile saygı günü&amp;hellip; UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) 1999 yılında bu günü, kültürel çeşitliliği ve çokdilliliği desteklemek için kabul ve ilan etmiştir. Hiç kuşku yok ki dil, insanoğlunun en büyük keşfidir. Sesin söze, sözün cümleye dizilerek anlatıya dönüşmesi ve nihayet harflere dökülüp yazılı hale gelerek mükemmelleşmesi epeyce uzun bir yolculuktur. Her toplum bu uzun yolculuğu tamamlayıp bir dil yaratmıştır. Her dil ait olduğu toplumun belleğidir, bilgeliğidir, özgürlüğüdür.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Kürtlere Borç Ödemek</title>
      <link>/blog/kurtlere-borc-odemek/</link>
      <pubDate>Fri, 17 Sep 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/kurtlere-borc-odemek/</guid>
      <description>Anayasa değişikliği referandumundan iki gün önce, 10 Eylül tarihli yazımda vicdani ret hakkımı kullanacağımı belirtmiştim. Bundan kastım ‘evet’, ‘hayır’ ve ‘boykot’ üçgeni dışında kalmaktı. Yani, sandığa gidecek, ‘geçersiz’ oy kullanacak ve nev-i şahsıma münhasır bir tavır koyacaktım. İtiraf edeyim ki, öyle yapmadım. Biraz referans aldığım aydınların ve dahil olduğum ‘78 kuşağı solcularının etkisiyle, biraz da içten içe Kürtlere borç ödeme düşüncesiyle ‘boykot’ safında yer aldım.&#xA;Referandum sonuçları, nicedir bilinen dinci-muhafazakar sağın milliyetçi- muhafazakar sağdan daha geniş tabana sahip olduğu gerçeğinin tescilidir.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Hakları Gaspedilmiş Halklar Örgütü</title>
      <link>/blog/haklari-gaspedilmis-halklar-orgutu/</link>
      <pubDate>Tue, 15 Jun 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/haklari-gaspedilmis-halklar-orgutu/</guid>
      <description>27-30 Mayıs (2010) tarihlerinde Roma’da UNPO’nun genel kurulu vardı, bizi yakinen ilgilendiren bir toplantı. Nedir UNPO?.. İngilizcesiyle The Unrepresented Nations and Peoples Organization, Türkçesiyle Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Örgütü. Yani, siyasi ve hukuki varlıkları tanınmamış, uluslararası sistemde temsil hakkı bulamamış halkların ve milletlerin sözcülüğünü yapmayı, haklarını savunmayı amaçlayan bir örgüt. Kısaca, hakları gaspedilmiş halklar örgütü&amp;hellip;&#xA;Bugün yeryüzünde yaklaşık yedi bin ayrı halk yaşıyor (tam olarak 6.909). Dilleri, kültürleri farklı yedi bin ayrı etnik kimlik&amp;hellip; Kiminin nüfusu yüzler kadar az kiminin ise yüzmilyonlar kadar çok.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Eleni Gitti, Bakışı Bende Kaldı: Abhazya&#39;daki Greklerin Dönüş Öyküsü</title>
      <link>/blog/eleni-gitti-bakisi-bende-kaldi-abhazyadaki-greklerin-donus-oykusu-/</link>
      <pubDate>Tue, 06 Apr 2010 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/eleni-gitti-bakisi-bende-kaldi-abhazyadaki-greklerin-donus-oykusu-/</guid>
      <description>Neredeyse yirmi yıldır bir fotoğraf dolaşır benimle, siyah-beyaz bir sadakatla nereye gitsem peşimde. Bıkmadan, bıktırmadan&amp;hellip; Biraz boynu büküktür. Çocuksu, masum bir yüz. Sanki bir tutam sitem serpmiş müebbet hüznüne. Yine de kıyamaz sanki, helal eden minik bir gülümseyişle selamlar, kocaman zeytin gözleri. Sevgiyle, tutkuyla bakar. Sarıp sarmalar beni.&#xA;Bu, Eleni’nin fotoğrafıdır. Nereye gitsem benimle&amp;hellip;&#xA;&amp;hellip;&#xA;1992’nin 1 Haziran sabahı, henüz güneş uykudayken, ince bir sisin sessizliğinde sahil boyu yürümüştük, Sohum limanına.</description>
    </item>
  </channel>
</rss>
